• DOLAR
    $4.185,0000
  • EURO
    $1,1437
  • ALTIN
    $65.010,0000
  • BIST
    $209,9000
FATSA DOĞA VE ÇEVRE DERNEĞİ, SUYUMUZ VE ÇEVREMİZ ZEHİRLENİYOR

FATSA DOĞA VE ÇEVRE DERNEĞİ, SUYUMUZ VE ÇEVREMİZ ZEHİRLENİYOR

Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Zeki Odabaş, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Odabaş, ziyarette yaptığı konuşmada, cemiyette yeni oluşturulan yönetim kurulunun başarılı hizmetler yapacağına inandığını söyledi, Fatsa’da yapılan siyanürlü altın ayrıştırma faaliyetleri ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.

Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Zeki Odabaş Fatsa’da 2015 yılında başlatılan siyanürle altın madeni ayrıştırma faaliyetleri ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Başkan Zeki Odabaş, konuşmasına ilçede siyanürle altın ayrıştırma faaliyetlerine o günden bugüne kadar tepki gösteren tüm platform üyelerine teşekkür ederek başladı.

“500 yıl ot, yaprak bitmeyecek”

Açıklamasında Türkiye’nin yer altı ve yer üstü kaynaklarının, ülke ekonomisine katkı sağlamasına, yer altında bulunan kıymetli madenlerin ülke ekonomisine kazandırılmasına hiçbir zaman karşı gelmediklerini anlatan Zeki Odabaş, “Ama bütün gelişmiş dünya ülkelerinin zehirli olan bu siyanürle altın ayrıştırma faaliyetini yasaklayıp terk etmelerine rağmen bugün ülkemizin birçok yerinde bu faaliyetlerle, iptidai faaliyetlerle altın ayrıştırma faaliyetinin devam etmesi hepimizi derinden üzmektedir” diye konuştu. Toprağın Siyanür  ile ıslatılarak elde edilen altın ayrıştırılırken sadece altın ayrılmamadığını belirten Başkan Odabaş, “ Bunun yanında Kurşun, alüminyum ve kadmiyum gibi metallerde topraktan ayrıştırılmakta sadece altın alınarak diğer metaller yer altı sularımızı ve çevremizi devamlı olarak zehirlemektedir.

Zehirlenen bu alanlarda edindiğimiz bilgilere göre 500 yıl ot yaprak bitmeyecek ve karınca dahi gezemeyecek,  bir çöl haline gelecektir. Şimdi sorulacak sorulardan biri şudur. Biz gelecek neslimize torunlarımıza böyle zehirlenmiş ot yaprak bitmeyecek çölleşmiş köyler mi bırakacağız. Yoksa teknolojinin hızla geliştiği dünyamızda bu altın madeninin hiç siyanür kullanılmadan elde edilebilecek tekniklerle torunlarımıza devir etmek mi. Kaldı ki bu faaliyetlerden elde edilen ekonomik değerin yüzde 1,5’i ekonomimize katkı sağlayacak. Yüzde 98,5’ini yabancı firmalar temin edecek, alıp götürecekler. Bu gerçeği özellikle altını çizmek istiyorum. Yüzde 1,5’lik bir kaynak için yüzde 98,5’ini yabancılara niye veriyoruz ve bu bölgeyi zehirliyoruz? İnanın ki siyanürlü toprak sadece altın ayrıştırma olayı değildir. Örneğin bir ton topraktan 1,5 gram altın çıkıyor. Bir ton toprak siyanürle ıslatıldığı zaman 1,5 gram altın çıkıyor. Bunun yanında diğer metaller de var, bunu kimsenin gözü görmüyor. En büyük tehlike de burada zaten” dedi.

“Suyumuz ve çevremiz devamlı olarak zehirleniyor”

Bu faaliyetlerin yer altı sularını ve çevreyi devamlı olarak zehirlediğini dile getiren Odabaş, Van 100’ ncü yıl Üniversitesi ile Çanakkale 18 Mart Üniversitesi hocalarının yaptığı araştırma neticesi hiç kimyasal kullanılmadan altın ayrıştırılması tekniği geliştirilerek ‘Nano Sarraf’ adını verdikleri bir teknik için çevre ve şehircilik bakanlığından patent müracaatları olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Ancak çevreye duyarlı bu patent verilmeden önce bu acele niye bu vahşi üretim kimin işine yarıyor?” dedi.

“3 köye su kullanılamaz raporu verildi”

Çevre üç köyden 2018 yılında alınan su örneklerinde Ağır metal olarak anılan  Alüminyum, Demir gibi metallerin su içindeki kabul edilebilir değerleri   0-200  arasında olması gerekirken  1723,   2019 yılında yapılan tahlil ve analizlerde ise 3760  olarak Ordu Valiliği’nce tespit edildiğini hatırlatan Odabaş, “ değil içilmesi kullanılması dahi uygun değildir raporu ilgili köylere ulaştırılmış ve bu köylere Ordu büyükşehir belediyesince tankerler ile su takviyesi yapılmaktadır. Şimdi bu faaliyetler Doğamıza, çevremize ve sağlığımıza zarar verdiğine inanıyorsanız hep birlikte elimizi taşın altına koyarak mücadele etme zamanıdır. Bu mücadelede özellikle siz basın mensuplarının aracılığı saygıdeğer annelere seslenmek istiyorum Gelin Bu faaliyetlere sizlerde destek olunun bu zehirlerin acısı 8-10 yıl sonra önce küçük çocuklar üzerinde etkisini göstermektedir. En fazla acıyı sizler çekiyorsunuz buna mani olalım” dedi.

“Fındığın geleceği de tehlikede”

Ordu’nun en büyük gelir kaynağı olan fındığın geleceğinin de tehlike altında olduğunu savunan Odabaş, “Fındık ürünümüz ün de yakın zamanda Avrupa tarafından satın alınmayacağını da buradan ifade etmek isteriz. Zaten şimdiden de fındığı Fatsa ilçesinden alan bir AVM firması bu alımlarını sırf bu yüzden durdurmuştur” dedi.

Ziyarette, Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erdoğan Erişen ile basın mensupları ve derneğin yönetim kurulu üyeleri de yer aldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

Sponsorlu Bağlantılar
reklam