• DOLAR
    $4.034,7000
  • EURO
    $1,0899
  • ALTIN
    $61.460,6300
  • BIST
    $194,3000
Ordu’nun Şehrengizleri: Kovboy Telat (Telat Gökalp)

Ordu’nun Şehrengizleri: Kovboy Telat (Telat Gökalp)

1928 Ordu doğumlu Telat, Marangoz Ali ustanın 6 çocuğundan üçüncüsü. Süreyya-Ferhat-Telat-Fahrettin-Necip Cemal ve Ayten. Baba Ali ustanın babası Halil usta da Trabzon Beşikdüzü’nden gelip Ordu Efirli köyüne yerleşmiş. Soy ismi kanunu çıktığında Ziya Gökalp’e hayranlığından “Gökalp” soy ismini almış.

Gençlik yıllarının hareketli delikanlısı Telat, yeşil alanı bol, eski Ordu’nun mahalle aralarında arkadaşlarıyla her türlü oyunu oynayarak, şu anki gençlere göre şanslı büyüyen büyüklerimizden.

Mahalle aralarında kovboyculuk oynarken herkesi vuran, kovboyluğa hep merak sarmış. İlkokul sonrası meslek öğrensin diye babası Ali ustanın yanında marangoz atölyesinde birlikte çalışmaya başladıysa da arkadaşlarının okulda olması yüzünden kendisini işe veremediğini fark eden babası dışardan ortaokulu bitirmesine yardımcı oldu. Millet Düzü’nde kendinden yaşça büyükleri izler, maçlar bittikten sonra arkadaşlarıyla takım kurup çift kale maç yaparak futbol oynamaya başlarlardı. Bitmek bilmeyen bir enerji ve hırsa sahipti.

İlk takımı olan Gençlik Kulübü’nde arkadaşlarıyla amatör olarak futbol oynamaya başladı. Gençlik Kulübü’nde oynadığı yıllarda bir gün ilk devre kendi takımında oynadıktan sonra ikinci devre anlaşarak, Yeşil Orduspor Kulübü’nde oynadı. Asker dönüşü Ordu Ocak kulübünde tekrar futbol oynamaya başlayan Kovboy Telat, iyi futbolu ile göz doldurmaya başlayınca işe alınma garantisiyle Tokat Turhal Şekerspor’a transfer oldu. Şeker fabrikası tesislerinde kalıp kadrolu olarak Şeker fabrikası elemanı olarak maaş alıyor, ayni zamanda futbolunu oynuyordu. Burada hayat arkadaşı Aysel hanımla tanışıp evlendiler(1955).

Bu evlilikten ilerleyen yıllarda bir oğlu ve bir kızı dünyaya geldi: Halil ve Mehtap. Ordu’ya dönüp bir süre sonra şampiyonluğa oynayan Konya Şekerspor’a, daha sonra da Samsun Demirspor’a transfer olup bir sene de orada oynadıktan sonra Ordu’ya dönüp Ocak Kulübü’nde oynamaya başlar.

Kaleciliğini Necip Ergen’in yaptığı Ocak Kulübü güçlü bir ekipti. Kovboy Telat ile daha da güçlendiler. Onun futbolunu izlemiş hem onunla birlikte, ayni takımda hem de rakip olarak karşılıklı olarak oynayan yeğeni Arap Güner, Çikolata Güner lakaplı Güner Vardal abi ile geçmişe giderek sohbet ettik. Öz dayısı olan Kovboy Telat’ı, anlattırdım:

Necip dayım da, Telat dayım da futbolcuydu. Kovboy Telat diye oynadığı futbolla millete parmak ısırtan Telat dayım bizim idolümüzdü. Her oynadığı takımda 10 numaralı formayı giyerdi. Kısa alanda attığı çalımlarla insanı şaşırtır. Rakip oyuncuları birbirine çarptırıp aradan sıyrılır, milimetrik orta yapardı. Yalçın abi(Ergen) de gelen ortaları golle sonuçlandırırdı.

Nitekim yukardaki İstanbul Genç karması ile yapılan müsabakada dediğim gibi bir gol oldu. Yine bu maçta on numara oynayan dayım, galip oldukları maçta galibiyeti korumak, bir hatalı gol yememek için, kendi kalesinden gelen bir topla rakip kaleye gitti, çalım ata ata geriye kendi kalesine geri dönüp topu Necip abiye verdi.

Kimseyi kırmayan, büyükle büyük küçükle küçük olan dünya tatlısı bir adamdı, Necip dayım. Orduspor genç takımın çalıştırırken o da Soyaspor’un hocalığını yapıyordu. İki dayım da bilgilerini aktarmayı severlerdi. Çalıştırdığı takımlar başarılı olurdu. Alttaki benimde oynadığım Soyaspor o yıl şampiyon olmuştu.

Kovboy Lakabı

Bican’ın Millet sinemasında Kovboy filmleri ve gladyatör filmleri oynardı. Dayım Telat Gökalp da bu filmlerle büyüyüp, sokak aralarında tahta tabancalarla kovboyculuk oynaması ile zaten ‘kovboy’ lakabını almıştı.

Kovboy filmlerini hiç kaçırmazdı. O yılların modası fötr şapka takar, onu da kovboyların taktığı gibi yan takınca arkadaşları arasında KOVBOY diye çağırılmaya başlandı. Bu lakap ona yakışmıştı. Oda bundan hiç rahatsız olmamıştı. Futbolculuğu çok etkileyiciydi.

İki sene Ocak Kulübü’nde oynadıktan sonra Ordu Gücüne geçti. Ben de İdman yurdunda oynuyordum. Maç öncesi Kara Ali sahaya çıkan takıma bakıp beni yanına çağırdı: ‘Bak dayın bu takımın oyun kurucusu, ona adım attırmayacaksın, gölgesi olacaksın’ dedi.

Maç başladı dayıma top gelince ona öylesine yapışık ve yakın oynuyordum ki dayım rahatsız oldu. İlk yarı sonuna kadar hep aldığı topları çaldım. Topu ayağından aldığı bir pozisyonda bana sarıldı birlikte yere düştük. Hakem Alano Murat yanımıza gelince ayağa kalkıp: ‘Hakem bu çocuk benim anama küfretti’ Dedi. Ben suçlanmış yok hocam deyip dururken, ikimizi de tanıyan Alano Murat ‘S..tir lan yalan söyleme, senin anan Güner’in anneannesi, kimi kandırıyorsun’ Diyerek faulü bizim lehimize verdi.

Futbol harici Necip Cemal dayımla birlikte tiyatroda oyunculukta yapıyordu. Samsun’dan döndüğünde Ordu Belediyesi’nde Tahakkuk işlerinde çalıştı ve buradan emekli oldu. Faal futbolculuğu bırakma kararı alınca Jübilesi için Trabzon karması ve farklı takımlardan arkadaşları da geldi. O müsabakada Kardeşim Uğur’la birlikte ben de dayımla ayni formayı giydik. Gurur vericiydi.

Boş zamanlarında eski futbolcu arkadaşlarıyla bir araya gelip maç yaparlar, turnuva düzenlerler, kıran kırana maçlar yaparlar, diğer maçlardan daha çok seyircileri olurdu.

Sporun yaşı olmaz, içindeki ruhu öldürme anlayışı ile arkadaşlarıyla bir araya gelerek kıran kırana ortaya formalite bir para koyarak takımlar yaparlar, maç sonu da hep birlikte muhabbet ortamı en uygun yer neresi ise orada yer içerlerdi.”

Dostluğun arkadaşlığın paylaşımın tavan yaptığı yıllar uzun sürmedi ve Kovboy Telat 1984 yılında genç sayılacak bir yaşta sevenlerini yalnız bırakıp aramızdan ayrıldı. Efirli köyü Hekim sokaktaki aile kabristanlığında toprağa verildi.

Sevenlerine ve aile efradına başsağlığı diliyorum.. Allah rahmet eylesin Mekânı Cennet olsun

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

Sponsorlu Bağlantılar
reklam