• DOLAR
    $3.869,0400
  • EURO
    $1,0986
  • ALTIN
    $62.288,3500
  • BIST
    $186,2000
Ordunun Şehrengizleri: Mustafa Yılmaz Çebi(DAYI MUSTAFA)

Ordunun Şehrengizleri: Mustafa Yılmaz Çebi(DAYI MUSTAFA)

Dayı Mustafa Yılmaz Çebi, 10 Eylül 1933’de Ordu’da doğdu. Babası Sadullah Çebi, namı diğer Kara Hafız. Annesi Düriye Çebi’dir.

Çebi ailesinin Ordu’ya gelişleri 1914-15 Rusların Trabzon’u işgaline dayanır. Rusların Artvin’den başlayan kara harekatı kıyıdan gemilerle de desteklenince, sahilde ve yakın köylerde oturan Müslüman Türk aileler kendi imkanlarıyla kimi karadan, kimi deniz yoluyla motorlarla, Giresun, Ordu, Samsun taraflarına göçe mecbur kalırlar.

Sürmene’den gelip Ordu’ya yerleşen “Kara Hafız” lakaplı baba Sadullah Çebi, Ordu’ya geldiğinde daha önceden buraya gelip yerleşen Furtun ailesinin yanında bir müddet kalmış. İlk eşi burada vefat edince Kadir Engin’lerin büyük halaları Düriye Hanımla evlenmiş. Aylar sonra Zaferi Milli mahallesindeki boşalan, eski Ermeni Handan’ın dayısının evine yerleştirilirler.

Sadullah Çebi’nin Düriye hanımla evliliğinden bir kız ve bir erkek çocukları olur: Emine ve Mustafa. Emine gelinlik yaşa geldiğinde evlenip İstanbul’a gelin gider. Bir müddet sonra(1944) annesi ve babasını çok küçük yaşta kaybeden Mustafa(11) ablası Emine’nin yanına İstanbul’a götürülür.

Abla Emine ticaretle uğraşan Tahir Çebi ile evlenmiştir. Emine ve Tahir Çebi’nin üç çocukları vardır. Türkiz-Mutlu ve Rıza. Emine Hanım kardeşine hem ablalık, hem de annelik yapmış. Mustafa da küçük yaşta dayı olmanın mutluluğuyla, yeğenlerine hem dayılık, hem de onlara abilik yaparak büyür ve İstanbul Şişli Terakki lisesine yatılı olarak girer, kaydını yaptırır.

İstanbul’un önemli okullarından olan Şişli Terakki’de, Ordu’dan Temel Akyol, Özen Akyol ve Mustafa Taviloğlu, Mehmet Üstündağ, Yalçın Selgur gibi arkadaşlarla birlikte okuyup Ortaokul ve liseyi burada tamamlar.

Futbolu çok seven Mustafa okul yıllarında futbol oynamaya başlar. Okul takımının değişmez orta saha oyuncusu olarak dikkatleri üzerine toplar. Çocukluk ve gençlik yılları Nişantaşı, Teşvikiye, Suadiye ve Kadıköy’de geçen Mustafa Çebi, rkadaşları arasında sevecenliği ile kısa sürede geniş bir çevre yapmış. Okul takımında, kendini gösterdikten sonra, 1950’li yıllarda 17 yaşında İstanbul Göztepe’de kurulan Hilalspor takımında futbol oynamaya başlamış.

Amatör olarak İlk futbola başladığı Göztepe Hilalsporlu futbolcu arkadaşı daha sonra Fenerbahçe’de futbola devam edip milli takıma yükselme başarısı gösteren Halit Deringöl ile arkadaşlığı hep devam etti. Hilalspor’da yıldızı parlayınca, Birinci Lig’de oynayan Karagümrük takımına transfer edilir. Orta sahada oyun kurucu ve hücuma yönelik futboluyla taraftarında sevgisini kazanır. Başarılı bir orta saha oyuncusu olan, Dayı Mustafa kısa zamanda takım kaptanlığı yapmaya başlar. Üçüncü senenin ortalarında şansız bir sakatlık sonunda futbolu bırakıp, ticarete atılır.

Sultan Hamam’da aile mesleği olan kumaş, tekstil ve konfeksiyon imalat işlerine başlar. Girdiği işlerde başarılı olup kısa sürede ticareti faaliyetlerini arttırır. Bu süre zarfında eski takımı ile irtibatını hiç kesmeyip, yıllar sonra Karagümrükspor kulübünün Başkanlığını yapar.

Ulusu’nun takım arkadaşı

1950 – 1955 yılları arasında Hilalspor, Adaletspor ve Karagümrükspor kulüplerinde futbolcu olarak hizmet etmiştir. Askerliğini yedek subay olarak yapan Mustafa Çebi, askerde Ordu Milli futbol takım formasını da giymiş. Mustafa Kemal Ulusu’nun hatıralarından öğrendiğimize göre Bostancıspor ile oynanan müsabakada Dayı Mustafa ile Ordu Milli formasını birlikte giymişler.

Askerlik sonrası ticaret hayatında daha aktif hale gelen Mustafa Çebi, Sultan Hamam’da aile mesleği olan kumaş tekstil ve hazır giyimi, rahmetli Kamil Çebi ile devam ederken, Büyük Milas Han’da, Model Konfeksiyon toptan ve perakende olarak devam etmiş. Sonra 29 Kasım 1961 günü İstanbul Boğaz Komutanı Deniz Albay Şemi Kahramanoğu’nun kızı Tülin Çebi ile evlenmiş.

Bu mutlu evlilikten Ömer, Tamer, Caner adında üç erkek çocukları dünyaya gelmiş. Ticaret, cemiyet ve sporla ilişkisine hayatının her döneminde devam eden Mustafa Çebi, sporcu kimliğini hiç bırakmamış. Kurucusu olduğu Suadiye Yacht Kulübü’ne 1978 -1979 yıllarında başkan ve kurucu başkan olarak devam etmiştir. Burada gençlerin yelken sporu ve diğer spor branşlarında yetişmesine olanak sağlamıştır.

Daha sonra sahipliğini arkadaşları olan Ünal ve Yener Sağra kardeşlerin yaptığı Sağra ürünleri bayiliğinin İstanbul temsilciliğini Nadir Furtun ile birlikte açtı. Trakya ve Marmara bölge temsilciliğini yaptı. Bu dönemde Nadir Furtun ile birlikte Almanya’nın en büyük Süper Market zinciri Edekay’ı İstanbul’da ağırladılar.

Sağra ürünlerinin satışında ticari olarak göstermiş olduğu üstün başarılarıyla zamanın ticaret bakanı Ordu Milletvekili Şükrü Yürür ve protokol ekibiyle Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından da Ünal Sağra ile birlikte ödüllendirilir.

Sonra Bağdat caddesinde, Moda’da, Sahrayı Ceditte on ayrı yerde Sağra satış dükkânları işletmeciliği açarlar. 1984-1985 yılları arası Orduspor Kulüp başkanlığı yapar. Orduspor 1. Türkiye liginde adından söz ettiren özellikle kendi sahasında puan vermeyen bir takım haline gelmiştir.

FB Genç takımı Caner Çebi

Bu yazının gerçekleşmesinde her türlü yardımı veren sevgili Caner Babasının hayatını anlatırken bir anısını da anlattı:

“Babamın Orduspor Kulüp Başkanlığını yaptığı sene, ben de Fenerbahçe’nin alt yapısında oynuyordum. A. Takım öncesi genç takımlar maç yapardı. Biz de Fenerbahçe olarak çok iyiydik, liderliğe oynuyorduk. Bir hafta heyecandan uyuyamamıştık. Ama yol boyunca Ordu seyircisi, genç takımın çok iyi olduğunu konuşuyor, Orduspor’un çok iyi bir takım olduğu, kendi sahasında yenmenin imkânsız olduğu, Türkiye’nin en zor deplasmanı olduğu, yönetim, futbolcu ve taraftarın kenetlendiği, şehrin futbol ve Orduspor aşkıyla dolu olduğu anlatıldı.

A takım için galibiyet pirimi 400.000 lira konulmuştu. Bu rakam Galatasaray, Beşiktaş primiyle ayniydi. Takımda oynayan oyuncuların da tek tek isimlerini aklımıza yazmıştık. Hatırladığım kadarıyla Genç takımda Kaleci Metin, Aykut, Gürhan varken, bizim A takımda Orduspor’dan gelen Erdoğan Arıca ve Şenol‘lu takımdı.

Sahaya çıktığımızda ayaklarımız titredi. Ben o zaman Orduspor’un gerçek gücünü, birlik beraberlik olunca yapabileceklerini gördüm. O an orada olup bugün aramızdan ayrılanlara Allahtan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı uzun ömürler diliyorum.”

Siyaset hayatı

Caner Çebi, babasının hayatını anlatmaya devam etti:

“Babamın hayatında ailesi, Ordu sevdası ve spor her zaman vardı. Evde hep bu üçlü konuşulurdu. Ticaret hayatını düzene koymuştu. Orduspor Kulüp başkanlığını Çoşkun Köksal’a devir etti. Anavatan Partisi’nden teklif gelince, Kadıköy Anavatan Partisi ilçe başkanlığı için arkadaşı Fenerbahçe’nin efsane kaptanı Ogün Altıparmak ile seçilme yarışına girdiler. Babam Dayı Mustafa seçimi kazandı. 1985’de Anavatan Partisi Kadıköy İlçe Başkanı oldu. Bir yıl sonraki seçimde Mutahhar Kotevoğlu ile başkanlık yarışına girdi, yine kazandı. Anavatan Partisi’nde üçüncü ve son seçiminde de Tekin Küçükali’ye karşı kazandı…

Üç dönem Anavatan Partisi Kadıköy İlçe Başkanlığı yaptı. 1985 seçimlerinde Ön yoklamalı aday adaylığı seçiminde ilk sırada seçilmiş olmasına rağmen Seçim kuruluna giden listeye politik oyunlarla üçüncü yazıldığı için Milletvekilliğini 2000 oyla kayıp etti.

“Çok yeğenim var, yeğenim”

Yardımseverliği ile de tanınan babam Dayı Mustafa, Ordu’dan gelen hemşerilerine ve çevresinde bulunan yardıma muhtaç insanlara yaptığı iyilikleriyle herkes tarafından ‘Dayı Mustafa’ lakabı ile anılırdı.

Korktuğunu hiç bilmem, herkesle, her makamla rahat ve ayni tavırla konuşurdu. Ticarette de olduğu gibi, her konuda cesaretliydi. Kulüp başkanlığı sırasında yapılan bir röportaj sırasında Dayı lakabını sorun gazeteciye: ‘ÇOK YEĞENİM VAR YEĞENİM’ Diye cevap verince bu söz herkes tarafından kullanılmaya başlanmış.

İlerleyen yıllarda Karagümrük kulübüne yönetici ve Başkan olarak hizmetine devam etmiştir. Doğruyol Partisi İstanbul İl başkanlığını da bir dönem yaptı. Fenerbahçeli olmasına rağmen her kulüpten arkadaşları olduğu gibi, her siyasi partiden de dostları vardı.

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu üyeliği

Fenerbahçe Kulübü’nün 2123 sayılı Yüksek Divan Kurulu üyelerindendi. Buna rağmen her kulübün temsilcilerinden arkadaşları vardı. En yakın arkadaşlarından birisi de Beşiktaşlı Süleyman Seba idi.

Orduspor’un her İstanbul’a gelmesinde takımın kamp yaptığı otele gelir, yönetici arkadaşlarıyla görüşür elinden gelen yardımı yapardı. Orduspor’un UEFA kupasında Çeklerin şampiyon ekibi olan Banik Ostrava takımını Ordu’da 2-0 yenmesi onu çok heyecanlandırmıştı. İkinci maç için Çekoslovakya’ya gidecek kafileye tek tip kıyafet yaptırmış. Onlarla sevinçlerini paylaşmıştı.

Orduspor’un unutulmaz ismi Güven abi ile bir sohbetimizde: “diz bağlarımdan ameliyatım için yattığım hastaneyi, ameliyatı yapacak hocayı bulup, ameliyat sonrası da Süleyman Seba ile ziyaretime gelmişlerdi. Bildiğim fedakar, Ordu’yu, Orduluyu, Orduspor’u çok seven bir büyüğümüzdü” Dedi.

Akrabalığa çok önem verirdi. Sosyal faaliyetleri hep desteklerdi. 2010 Yılında mensubu olduğu Çebi Sülale Vakfı’nı kurdu, Kurucu Başkanlığını yaptı. Ölene kadar her toplantılarında yardımcı oldu, 18 yıl Onursal Başkanlık yaptı.

1940’da aile büyüklerinin çalıştırdığı, Çambaşı yanan otelin önü: Soldan sağa, Halit Hafız-Mehmet Çebi-Sırrı Tercan-Hamborson-Karaoğlu Dursun-Hırant Çakıryan-Kara Ferhat-Salih Çakmak-Hamit Akyol. Oturanlar: İbrahim Çelebi-İsmail Gürsoy-Yakup Çebi-Memiş Akata-Nihat Akden-Yusuf Çebi-Salim Memecan-Tahir Çebi-İsmet Çebi-Mahmut Memecan-Kara Mehmet.

Sadece Ordu’nun değil, herkesin Dayı Mustafa’sı olan Mustafa Çebi, 2018 yılında seksen iki yaşında vefat etti. Unutulmazlar arasında yerini aldı.

Doğduğumuzda ağlayarak geldiğimiz dünyadan ayrılırken, bizim için ağlayanların olması ruhumuzu huzura erdirir. Rahmetli Dayı Mustafa’nın arkasından ağlayan yakınları, onu seven yeğenleri, gazete sayfalarına ilanlar verip gözyaşı döktüler. Ruhunu hafiflettiler.

Allah rahmet eylesin. Mekânı Cennet olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

Sponsorlu Bağlantılar
reklam