• DOLAR
    $3.812,7900
  • EURO
    $1,0874
  • ALTIN
    $63.274,9800
  • BIST
    $186,9000
“YERLİKAYA’NIN KARDEŞİNE DE İMTİYAZ VAR”

“YERLİKAYA’NIN KARDEŞİNE DE İMTİYAZ VAR”

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Hamza Yerlikaya’nın sadece kendisine değil  kardeşine de imtiyaz sağladığını iddia etti.

 

Adıgüzel; “Tescilli diploma sahtecisi Hamza Yerlikaya’nın eski AKP Milletvekili ve saray başdanışmanı, banka genel müdür yöneticisi gibi vasıfları ile saray tarafından pek sevildiği malum. Yerlikaya’nın “aynı zamanda” Atatürk’ün seveceği türden bir sporcu olmadığı da özdeyişten anlaşılıyor. Ortaya çıkan yeni belge ve bilgiler devleti arkalayıp arpalık yapmakta Hamza Yerlikaya’nın sadece kendisine  değil kardeşine de imtiyaz sağladığını gösteriyor. Mahkemede iltimasın belgesi elimizde.” dedi.

“Yerlikaya farkı!”

Adıgüzel, sözlerine şöyle devam etti;

“Yurtdışında başarı gösteren sporculara bağlanan “şeref aylığı” ile ilgili yeni çıkan kanuna göre, yapılan ödemenin idare tarafından kesinti yapılması üzerine 60 kadar sporcu mahkeme yoluna gitti. Tüm sporcuların başvurusu reddedilirken, sadece Hamza Yerlikaya’nın kardeşi Muttalip Yerlikaya’nın itirazı haklı (!) görüldü. Kesintilerin faizi ile geri ödenmesine karar verildi. Bu skandal karara imza atan Ankara 1.idare mahkemesi aynı mevzuatı, aynı dava konusunda farklı kişiler için farklı uyguladı. Muttalip Yerlikaya için itiraz kabul edilirken, Nuri Zengin için tamamen aynı mevzuat üzerinden reddedildi. İki farklı kararı veren mahkemenin başkan ve diğer hakiminin de aynı olduğu dikkat çekici. Nuri zengin için Red kararına gerekçe gösterilen 5774 sayılı kanun 2.madde 2.fıkranın Muttalip Yerlikaya’nın karar yazısında pas geçildiği, açıkça Yerlikaya soyadına binaen kayırıldığı görülüyor.Böylece uluslararası 3 şampiyonluğu olan Nuri Zengin reddedilirken, Muttalip Yerlikaya tek derece ile hak kazandı. Mahkeme aynı, hakimler, kanun, dava aynı. Sadece Yerlikaya farklı. Kararın üzerinde Türk Milleti adına yazıyor ama biz kimin adına olduğunu biliyoruz. Bu hakimlerin duruma uyar bir karar yazısı için nasıl dört takla attıklarını, kanunun maddeleri fıkraları bentleri arasında nasıl kıvırdıklarını görünce tam da “Yargıtay hüllesi ile iki günde Anayasa Mahkemesi üyesi olacak yetenekte (!)” oldukları görülüyor. Maalesef saray rejiminde bazı hakimlerin kaleminden de adaletin mürekkebi yerine yağ damlıyor.”

Haber merkezi

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

Sponsorlu Bağlantılar
reklam